AK SİTELER AK SİTELER
Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
13-10-2015 00:00:00

Bilge Adam, İstanbul’daydı

Seçim çalışmalarına yoğun bir

tempoda devam eden Genel Başkanımız ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, toplantı,
açılış ve çeşitli temaslar için İstanbul’a geldi.

Başbakanımızın İstanbullularla
ve teşkilatımızla bir araya geldiği gün, Eyüp Sultan Camisi’nde kılınan sabah
namazıyla başladı. İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanımız Kadir Topbaş ve İl Yönetim Kurulu Üyelerimizin eşlik ettiği
Başbakanımız, namaz çıkışında vatandaşlarla selamlaştı ve Eyüp Sultan
Türbesi’nde dua etti. Daha sonra kendisini görüntüleyen gazetecilerin yanına
gelen Başbakanımız, orada
bulunan bir simitçinin tezgahındaki bütün simitleri satın alarak gazetecilere ve
vatandaşlara dağıttı.

Genel Başkanımız ve
Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, daha sonra İl Başkanlığımızdaki istişare
toplantısına katıldı. İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, İl Yönetim Kurulu
Üyelerimiz ile İlçe ve Belediye Başkanlarımızın katıldığı toplantıda, seçim
kampanyası ve ülkemizde yaşanan siyasi gelişmeler değerlendirildi.

Başbakanımız, toplantının
ardından İl Başkanlığımızın önünde basın mensuplarının toplantı ve dış politika
ile ilgili sorularını yanıtladı.

İstanbul Siyasetimizin Nirengi Noktasıdır

Türkiye’de seçim bölgeleri
dışında ayrı bir siyasi realite bulunduğunu, bunun da iller ve Türkiye geneli
olduğunu dile getiren Başbakanımız, “İllerin taban siyaseti, illerdeki yerel
siyasetle Türkiye genelinin siyaseti arasındaki en önemli katman İstanbul
siyasetidir. Çünkü İstanbul’da 81 vilayetimizin hemen hemen hepsinden
vatandaşlarımız yaşar ve 81 vilayetin sanki ruhu, özü, kanaatleri İstanbul’a
yansır. İstanbul’daki kanaatler de 81 vilayete yansır. İstanbul’u ihmal eden
bir siyasi hareketin Türkiye’de başarısızlığa uğraması kaçınılmazdır. Cumhurbaşkanımız
Recep Tayyip Erdoğan’ın büyükşehir belediye başkanlığından bu yana İstanbul
siyasetimizin nirengi noktasıdır. İstanbul’da göstereceğimiz performans ve
İstanbul siyasetinin seyri Türkiye’yi etkileyecek. O bakımdan bu kampanya
süresince de illerdeki toplantılar ve mitingler dışında, Ankara’daki devlet ve
hükümet görevi dışındaki vakitleri mümkün olduğunca İstanbul’da geçirmeye
gayret edeceğim.” ifadelerini kullandı.

Hayatımız İstanbul’da Geçti

Başbakanımız Ahmet Davutoğlu,
Konya milletvekili adayı olmakla birlikte herkesin aynı zamanda İstanbullu
olduğunu bildiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Bütün hayatımın her
safahatı İstanbul’un sokaklarında, bugün de birazdan ziyaret edeceğim gibi ilkokul,
Fatih Hacı Süleyman Bey İlkokulunda, Fatih sokaklarında büyüyerek okudum. Sonra
Bahçelievler İlkokulunda, ilkokul son sınıfı okudum. Tekrar tarihi sur
merkezine geçerek ortaokul ve liseyi de hemen Babıali’nin yanında İstanbul
Lisesinde okuduk. Sonra Boğaziçi’ne hareket ederek Boğaziçi’nin o güzel
atmosferinde, Boğaziçi’ne nazır, Rumeli Hisarı‘na hakim bir tepede üniversite
okuduk. Hayatımız İstanbul’da geçti. Bugün de İstanbul’un her köşesinden ilçe
başkanlarımızla, gençlik kolları başkanları, kadın kolları başkanları ve
belediye başkanlarımızla bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İnşallah
1 Kasım’da hem İstanbul’da hem Türkiye’de çok güçlü ve gür bir sesle tekrar tek
başına iktidar olmanın heyecanını, mutluluğunu yaşayacağız.”

Başbakanımız Ahmet Davutoğlu,
İstanbul programına 4. sınıfa kadar öğrenim gördüğü Fatih Zeyrek’teki Hacı
Süleyman Bey İlkokulunu ziyaret ederek devam etti.

Okul girişinde öğrenciler
tarafından büyük ilgiyle karşılanan Başbakanımız Davutoğlu, sohbet ettiği öğrencilere
derslerinin durumunu sordu. İlkokuldayken okuduğu 3. kattaki 3-A sınıfına
girerek, çocukluk yıllarında oturduğu sıraya oturan Başbakanımız, daha sonra
okul girişinde yer alan ve ilkokul yıllarına ait fotoğraflarının bulunduğu
panoyu inceledi.

Daha sonra Fatih Mert Karahan
Özel Eğitim Uygulama Okulunu ziyaret eden Başbakanımız, zihinsel engelli
öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılandı. Başbakanımız, ziyareti sırasında
karşılaştığı sınıf arkadaşları Yusuf Makaracı, Cemal Zamur, Muhti Esmeroğlu ve
Ömer Yıldız ile de sohbet etti.

Başbakanımız, daha sonra İstanbul
Fatih’teki Çarşamba Pazarını ziyaret etti. Bir pazarcının önlüğünü takarak
tezgahın başına geçen Başbakanımızın, İl Başkanımız ve İl Yönetim Kurulu
Üyelerimize satış yapmasıyla renkli ve eğlenceli anlar yaşandı.

Fatih Sultan Mehmet’in Fatih
Camisi’nin yanındaki türbesine ziyarette bulunan Başbakanımız Ahmet Davutoğlu,
cami avlusunda vatandaşlarla bir süre sohbet ettikten sonra, çocukluğunun
geçtiği evi ziyaret etti.

Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun
İstanbul’daki bir sonraki durağı Bayrampaşa’ydı. Bayrampaşa’da yapımı
tamamlanan ve maliyeti 195 milyon TL olan tesislerin açılışını yapan
Başbakanımız, burada vatandaşlarımıza seslendi.

Yeni Türkiye Yoluna Kararlılıkla Devam Edecek

“Türkiye 13 yıldır atılım üzerine
atılım yapıyor. Türkiye’yi içine düştüğü karanlık girdaptan içinden çıkardık,
ve nice zaferlere hazırladık.” diyen Başbakanımız “Bu büyük başarının mimari
önce milletimiz sonra millet idaresini egemen kılan AK Parti kadrolardır. Türkiye
büyük değişim yaşadı. Bu büyük kalkınma hareketi yolunda kararlılıkla yoluna
devam edecek. Dünyadaki birçok ülke krizlerle uğraşırken Türkiye yoluna devam
ediyor. Herhangi bir ülkede bu kadar sık seçim yapılsaydı bunun ekonomi
üzerinde bir takım etkileri olurdu. Türkiye 13 yılda öylesine bir istikrar a
sahip oldu ki 7 Haziran’dan bu yana tek başına iktidar olmamamıza rağmen her
şey tıkır tıkır işliyor, milletin işi aksamıyor. Milletimizin 2002 öncesinde bu
ülkede neler yaşandığını çok iyi hatırlıyor. Kendi kısır menfaatleri için
yaşayanların bu ülkeyi nasıl felaketin eşiğine getirdiğini biliyor. O eski
Türkiye’ye dönüş olmayacak, Yeni Türkiye yoluna kararlılıkla devam edecek.”
dedi.

İstanbul’u Dünyanın Küresel Başkenti Haline Getiriyoruz

İstanbul’da rekor mahiyetinde
çok projeye imza atıklarını aktaran Başbakanımız Davutoğlu, şunları kaydetti: “Türkiye’yi
ve İstanbul’u Hızlı Trenle buluşturduk. Marmaray’ı hizmete açtık, Avrupa ile
Asya’yı denizin altında biz birleştirdik. Şimdi ise iki kıtayı Avrasya tüneli
ile otomobillerin birleştiriyoruz. İstanbul’daki 45 km olan raylı sistemi 145
Km’ye çıkardık,115 Km’lik metro inşaatı devam ediyor. Her alanda İstanbul çağ
atlıyor. Dünyanın en cazibeli ‘Küresel Başkenti’ haline geliyor. Başkentimiz
Ankara ama biz İstanbul’u, Avrupa’nın, Asya’nın, Afrika’nın, Dünyanın küresel başkenti
haline getiriyoruz. Önümüzdeki hafta da Ümraniye-Dudullu-Bostancı ve
Bakırköy-Başkaşehir-İkitelli metrolarının inşattı temeli atılacak. Dünyanın en
büyük havalimanı İstanbul’a yapıyoruz. Dünyanın en büyük havalimanına sahip
olmanın gururunu yaşayacaksınız. Melen projesi ile İstanbul’un 2071 yılına
kadar su sıkıntısını hallettik.”

Başbakanımız, akşam ise İl
Başkanlığımızda 81 ilimizden gelen dernek temsilcileriyle buluştu. İl Halkla
ilişkiler Başkanlığımızın organize ettiği programın açılış konuşmasını il
Başkanımız Dr. Selim Temurci yaptı.

Demokrasi Olacaksa Sivil Toplum Olmak Zorunda

“Sivil toplum 21. yüzyılda
demokrasinin vazgeçilmezidir. Şunu söylüyorlar; bu yüzyıl sivil toplumların yüzyılı
olacak.” diyen İl Başkanımız, “Bir ülkede demokrasi olacaksa sivil toplum olmak
zorundadır. Bir ülkede kalkınma, gelişmişlik olacaksa sivil toplum olmak
zorundadır. Bir ülkede barış, kardeşlik, adalet olacaksa sivil toplum güçlü bir
şekilde olmak zorundadır. Bir ülkede bayrağa dil uzatılıyorsa, vatan toprağına
dil uzatılıyorsa, kardeşliğimize dil uzatılıyorsa, sivil toplum daha fazla
etkili olmak zorundadır.” dedi.

Milletin Verdiği Ders Başımızın Tacıdır

İl Başkanımız, sözlerini şöyle
sürdürdü: “1 Kasım seçimlerine 24 gün kala çok önemli günlerden geçiyoruz. Bu
salonda çok toplantılar yaptık. İnanın hiç biri bugün yaptığımız toplantı kadar
renkli, çeşitli ve samimi olmamıştı. Türkiye’nin tümünü yansıtan bir topluluğu
ağırlamaktan mutluluk duymaktayız. Onun için bugün burada kardeşliğimizin sesi
var. Bugün burada Meriç ve Fırat’ın kardeşliğini görüyoruz. Bugün burada
Trabzon’la Ağrı’nın kardeşliği var. Birlik beraberliğimizin sesi olduğuna
yürekten inandığımız sivil toplum kuruluşlarımızın, 7 Haziran sonrasındaki
süreçte bu ülkede yaşananları analiz ettiğine inanıyorum. Hangi partiye oy
verirsek verelim biz seçmene gittiğimizde bize şunu söylüyorlar: ‘Biz size 7
Haziran’da bir ders vermek istedik.’ Biz de hep şunu söyledik: Milletin verdiği
ders bizim başımızın tacıdır. Biz adaylarımızı belirlerken, beyannamemizi
hazırlarken, milletle olan gönül köprülerini daha güçlendirmemiz gerektiğinin
bilinciyle hareket ettik.”

Birlik ve Beraberliğimiz Her Türlü Zorluğu Yenecektir

AK Parti’nin bir saniye bile ülkeyi
hükümetsiz bırakmadığını belirten İl Başkanımız, “Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük
terör operasyonu yapılırken, bir an bile tereddüt etmeden kamu düzeni için
gerekeni yapan bir AK Parti var. 7 Haziran’dan bu yana şunu gördük ki siyasi
istikrar olmadan ekonomik istikrarı sağlamak zor. Bizim istediğimiz bu ülkede kardeşlik
ve barışın hakim olmasıdır. Burada 81 vilayetten kardeşlerimiz var. Biz bu
milletin tüm değerlerine sevdalı bir teşkilatız. Bu ülkede Türk ve Kürk
kardeştir. Alevi ve Sünni kardeştir. Çerkez ve Türk kardeştir. Bizim Kürt
kardeşlerimle olan kardeşliğimiz oy kardeşliği değildir. İnanç ve ümmet
kardeşliğidir. Allah’ın izniyle ezelden ebede sürecektir. Rabbim birlik,
beraberliğimizi daim eylesin. Bizim kardeşliğimiz, birlik ve beraberliğimiz her
türlü zorluğu yenecektir.” ifadelerini kullandı.

Milliyetçilik Kaçmak Demek Değildir

1 Kasım seçimlerini
değerlendiren İl Başkanımız, sözlerini şöyle tamamladı: “1 Kasım, milliyetçiliğin
sadece Devlet Bahçeli’nin iki dudağı arasında olmadığını, milliyetçiliğin bütün
kardeşlerimize kucak açan ancak milliyetçiliği kafatasçılık olarak görmeyen, bu
millete ve Rabbimize hizmet etme anlamında bu ülkeye hizmetin her şeyin önünde
olduğunu gösterecektir. Biz bu milliyetçiliği bu ülkede her zaman destekliyoruz.
Çünkü milliyetçilik demek; bu ülkede yol yapmak, köprü yapmak, hastane yapmak
ve bu millete hizmet etmek demektir. Milliyetçilik kaçmak demek değildir.
Milliyetçilik ‘hayırcılık’ oynama oyunu değildir. Bu ülkenin her santimetre
karesi bugün AK Parti’ye ve burada olan tüm STK’larımıza emanettir. Rabbim bir
memleket meselesi haline gelen 1 Kasım seçimlerinde başarıyı bizlere nasip
etsin inşallah.”

Hepimiz Bu Toprakların Evlatlarıyız

İBB Başkanımız Kadir Topbaş’ın
da bir konuşma yaptığı programda, Grup Tillo da söylediği türkülerle 81 ilden
gelen dernek temsilcilerine güzel dakikalar yaşattı.

Daha sonra kürsüye çıkan
Başbakanımız Ahmet Davutoğlu. “Salonda Türkiye’nin her köşesinden, milletin
güzel bir numunesinin bulunuyor. Hangi şehirden olursanız olun hepiniz
hemşehrimizsiniz. Çünkü bizim için şehirler, bölgeler, ilçeler arasında
herhangi bir şekilde fark yoktur. Hepimiz bu aziz ülkenin vatandaşlarıyız.
Hepimiz bu toprakların evlatlarıyız.” dedi ve şöyle devam etti: “Hepimiz başka
ırmakların kıyılarından, başka dağların eteklerinden İstanbul’a geldik.
İstanbullu olmaya geldik. İstanbul’da başka bölgelerden gelen kardeşlerimizle
kaynaşmaya geldik. Siirtli, Konyalı, Diyarbakırlı olmak farklı bir şey
değildir, yine değil. Kim bu şehirlerin arasına ayrım sokmaya kalkışırsa
kalkışsın, kim ülkemizde farklı kimlik ve bölgeler üzerinden nefret tohumu
ekmek isterse istesin, işte şu salon dahi ve bu salonda hemen hemen 81 vilayeti
temsil eden derneklerin temsilcileri dahi varlıklarıyla bütün bu tuzakları boşa
çıkaracaklarının işaretini veriyorlar. Allah sizden razı olsun.”

Kimliklerimizi Ayırmaya Çalışanlara Fırsat Vermeyelim

Başbakanımız, konuşmasına şu
şekilde devam etti: “İstanbul bizi birleştirirken sakın ola ki mahallelerimizi,
sokaklarımızı, kimliklerimizi ayırmaya çalışanlara fırsat vermeyelim. Burada
siyasetin ötesinde bir şey söylüyorum. Mahallelerimiz nasıl eskiden beri ortak
bir mayayı barındırmışsa hep barındırsın. Modern sitelerde yaşıyor olabiliriz.
O siteleri İstanbul’un mahalle kültürüne dönüştürelim. Kimse evini başka bir
komşusuna kapatmasın. Kimse yanındaki komşusunun dünyasından bihaber olmasın.
İşte o zaman bu vatan, işte o zaman bu İstanbul yaşanır olur. Hele daha güzeli,
bırakın annesinden Türkçe ninni dinleyerek büyürken çocuk, Diyarbakırlı komşusundan
Kürtçe ninni duysun. Yunus Emre’nin deyişiyle, Feqiye Teyran’ın deyişi
birbirine karışsın, ne zarar var bundan? Kime ne zarar gelir? İşte bizim
İstanbul’u hakkıyla İstanbul kılarsak, bizi birleştiren bir şehir kılarsak,
Türkiye’nin de bütünlüğünü de teminat altına alırız.”

Bugün Namus Günüdür, Birlik Günüdür

Konuşmasına Çanakkale
Savaşını’nı hatırlatarak devam eden Başbakanımız, “Bir İstanbullunun,
Edirnelinin, İstanbul’daki hakkı neyse Hakkarilinin de odur. Çünkü Çanakkale
Savaşı‘nı veren o dedelerimiz bu haklar paylaşılsın, neredeyse miras kavgasına
düşülsün diye o şehitlik şerbetini içmediler. Bir arada olunsun diye… Aynı
namus davası için yola çıktılar. Allah aşkına Sütçü İmam’ın namus davasından,
Şanlıurfa’daki namus davasına ‘vurun Urfalılar namus günüdür’ diyenler, Türk
günü, Kürt günü, Alevi günü, Sünni günü demediler, ‘vurun’ dediler, ‘namus
günüdür, istiklal günüdür’ dediler. Antepliler onun için ayağa kalktı. ‘Vurun
Antepliler’ derken onlar hep bunu seslendirdiler. Antepliler, Maraşlılar,
Urfalılar, ‘Türk mü Kürt mü?’ diye yanlarına bakmadılar. Hepsi bizim
istiklalimiz, bizim namusumuz için ayağa kaktılar. Şimdi de ‘vurun’ demiyoruz,
düşman işgalinde değiliz ama gelin birlik günüdür, gelin omuz omuza verme
günüdür, bugün namus günüdür, birlik günüdür. Namusunu koruyamayanlar birliğini
koruyamaz. Birliğini koruyamayanlar namusunu koruyamaz.” şeklinde konuştu.

Çakallar Puslu Havayı Severlermiş

7 Haziran Seçimlerinin
ardından ülkede herhangi bir yönetim boşluğu oluşmadığını, ülke ekonomisinde
başıboşluk hissedilmediğini, terör saldırıları üzerine “Ülke
sahipsiz” diye bir kanaat uyanmadığını söyleyen Başbakanımız Ahmet
Davutoğlu, “Dışarıdaki bazı odaklar 7 Haziran seçimleriyle birlikte Türkiye’de
bir belirsizlik olduğu, Türkiye’nin AK Parti’nin dışında bir yola gireceği gibi
bir vehime kapıldı. Çakallar puslu havayı severlermiş. Hemen bu çakallar,
Türkiye’de DEAŞ, DHKP-C, PKK, 20 Temmuz’da hepsi birden saldırıya geçti. DEAŞ,
32 vatandaşımızı katletti. Bölücü terör örgütü Adıyaman’da askerimizi,
Ceylanpınar’da 2 polisimizi şehit etti, sırf sakallı diye bazı sivil
vatandaşlara saldırılar oldu. Öbürü de İstanbul sokaklarında silahlı gösteri
yapmaya kalktı. Burada bulunan bütün vatandaşlarımızın, hemşehrilerimizin
geldiği yerlerde kaygılar duyulmaya başlandı. ‘Mademki bu çakallar puslu havayı
sever, biz de o çakallara puslu havanın bedelini ödetiriz’ dedik ve gereğini
yaptık. ‘Mademki bu çakallar bize bedel ödetmeye, kardeşi kardeşe kırdırmaya
çalışıyorlar onlara biz o bedelin daha fazlasını ödetiriz’ dedik, Kuzey Irak’ta
Kandil’de PKK’yı, Suriye’de DEAŞ’ı, Türkiye’nin içinde de bütün şer odaklarıyla
mücadeleye karar verdik ve kararlılıkla bugüne kadar da sürdürdük.”

Puslu Havaları Dağıtalım

1 Kasım’da Çanakkale’de omuz
omuza verenlerin torunlarının bir araya gelip omuz omuza vermesi gerektiğini
anlatan Başbakanımız Davutoğlu, sadece oy istemediğini belirterek, “Sizden
memlekete, memleket meselesine sahip çıkmanızı istiyorum. Memleket bir oy
meselesi değil ama bir oyla memlekete sahip çıkılacağının iradesini
göstermenizi istiyorum. 1 Kasım’da eğer bu konuda bir tereddüt gösterilirse, 1
Kasım’da hepimizin ait olmak dolayısıyla şerefyar olduğumuz bu aziz ülkenin
kaderi üzerinde oyun oynamak isteyenlere fırsat verecek o puslu havaların
devamı söz konusu olursa, bedelini çocuklarımız öder. Puslu havaları dağıtalım,
aydınlık bir geleceğe hep beraber el ele yürüyelim” diye konuştu.

Türkiye, Mazlum Milletlerin Adıdır

7 Haziran’da baskıların olduğunu, şimdi ise tüm tehdit ve baskıların
karşısında dimdik ayakta durma vakti olduğunu dile getiren Başbakanımız, “Hepimizin
ortak namus davamızı koruma vaktidir. Bu dava vatanın bekası, birliği
davasıdır. Birileri Türkiye’yi etrafındaki ülkeler gibi kaosun içine çekmek
isterse ona karşı da dimdik durur, o kaostan ülkemizi uzak tutmaya, bütün bu
kaostan kaçıp gelen o mazlumlara sahip çıkmaya da devam ederiz. Ama güçlü bir
Türkiye olmazsa bu topraklarda sağlam adımlarla yürümeyiz. Türkiye herhangi bir
ulus devletin adı değildir. Türkiye, mazlum milletlerin adıdır. Türkiye,
Selçuklu’dan Osmanlı‘ya, hatta ondan öncesinde hicret yürüyüşünü gerçekleştiren
sahabeden bugüne kadar gelen bir değerler silsilesinin adıdır. Silahlı
kuvvetlere peygamber ocağı, askerine Mehmetçik diye Hazreti Peygamber’in adına
veren başka bir ordu var mı? Mehmetçik Kürtse de Mehmetçiktir Türkse de
Mehmetçiktir. Balkan muhaciri Boşnaksa da Mehmetçiktir, Kafkas muhaciri
Çerkezse de Mehmetçiktir. Sünni de olsa Alevi de olsa Mehmetçiktir. Türkiye
Cumhuriyeti Devleti bir etnik grubun, bir ırkın devleti değil ortak geleneğin
devletidir.” dedi.

Close
SEN DE KATIL SEN DE KATIL

Gücümüze Güç Katın.